Karanlığa Okunan Ezanlar
19/5/2009 ·

Uzun süreçlerden geçtik. Yağmalandık biraz. Yanıldık belki çokça da. Düşündük, süreçlere girdik. Sarı Saltuk'u bir Nihat Genç'ten bir de Mustafa İslamoğlu'ndan dinledik. Kırlangıç ve güvercin kıyaslamasını dinlerken biz de bir sonbahar ikindisinde bulduk yüreklerimizi hüzünle. Bilgiyi kuşatıyorduk. Bilgiyi sorguluyorduk. Sorguyu biliyorduk. Sarı Saltuk'un dergahında diz çöktük, suyundan içtik. Ama oldum demedik. Aradık hep.
Ben ..Şurada.. bahsettim. Evet, Halid bin Velid olmasını Allah'tan istedim. Bunu kendisine de söyledim. Duadır. Ahmet Altan'ı da istiyorum. Ağlayabilen adamdan umut kesilmez. Yerel olan yerdedir. Bizim ayağımızı yerden kestikleri için yerel olamadan global olma eğilimine koyalca giriyoruz. Türkiye'de bir TSK muhalefeti olmasaydı, emperyalizme karşı çok daha dirençli ve güçlü olacaktık. Direnerek ve dik durarak; sabırla ve namazla yardım dileyecektik Rabb'imizden. Çok fazla yereldik. Bu topraklar bizimdi. Ama bizi yerel(!) olan silahlı garpçılar garpçı görünmeye itti. Siyasetin silahını konuşturmak ve silahların siyasetini susturmak için uzun yol almaya hüküm giymiştik. Ve maalesef, kendileri Amr bile olamayanlar bize "neden Ebu Zerr gibi değilsin?" sorusunu yöneltiyordu... Bu soruyu Nihat Genç de bu bağlamda sormuştur.
Psikolojik harp zamanlarında yaşıyoruz. Şimdi Jitem beslemeli KurtlarVadisi Kanal7'de, Emniyet İstihbaratı destekli KVPusu ShowTv'de. Bu ne yaman çelişki anne? Son kırılmalar büyük yıkımlara yol açtı biliyorum. En yakınlarımdan biliyorum. Belki bu durum, gemiye binip binmemek gibi algılanabilir fakat o kadar algılanmamalıdır. Şu Ergenekon süreçleri umut bağlanan nice adamları bağlamıştır.
Nihat Genç'i kitaplarından da ileride tanımaktır, dinlemek. Gözyaşlarını, tepkilerini. Bu adamın müslüman vicdanıyla bir müştereki var. Bu kadar islamcı müslümanî beyni yakınlarında barındırması isabetsiz bir deneme midir müslümanlar adına? Kolay bulunan kolay kaybedilir. Ben F.Gülen hocaya, Abdullah Gül'e vesaire çattığı zamanlarda Vadi yayınlarının önünde Nihat Genç kitapları yakma eylemini bile ciddi ciddi düşünmüş biriyim. Ama Yuşa beyin yazısını yazamazdım. Yıllar evvel ProVakit gazetesinden bir adam da Fatih Altaylı'ya sözde bir cevap vermişti. Biz usül ve uslüp hatalarından bahsetttikçe Altaylı'nın yanına yerleştiriliyorduk.
Alacak çok şey var dostlar. Nihat Genç'in hocaefendi aleyhine söyledikleri nasıl isabetsizse, Yuşa beyin Genç hakkındaki yazısı da isabetsiz ve hatta yetersizdir. Belirli noktalardaki muhalefetimizi derinlemesine yapmamızda inşaAllah bizim için hayırlar vardır. Kimisi usûlümüze vurulur, kimisi asılımıza. Güzel olan, güzellikleri getirir. Zihinsel bir tatmin uğruna Müslüman duruş böyle olmamalıdır.
Nihat Genç çalışmalarında durup düşünmemiz gerekir. Diğer çalışmalarda da olması gerektiği gibi. Durup düşünmek. Şu toz duman dağıldığı zaman bir cami avlusunda buluşma ihtimalimiz kuvvetli olan bu yerel adama karşı dana anlayışlı olmak gerekir diye düşünüyorum. Ekonomik zorlukları olan, zayıf, okuyan, düşünen, ağlayan, yerel bir adam. Bunun bir adım sonrası belki de hidayete en yakın yerdir. Yani hidayete ermişler için takvadır ile takva sahipleri için bir hidayettir arasındaki ikilemde ikincisini seçen bizler, en azından ben için; duygusal bir balıktan umut kesilmezdir..
0 yorum yazılmıştır