İbadete Gece Müthiş Bir Gerekçedir

30/8/2009 ·

Vel'Leyl !

وَمِنَ اللَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَوِيلًا*

Ey dide nedir uyku gel uyan gecelerde
Kevkeblerin et seyrini seyran gecelerde**

Uyku gibi insanın en muhtaç olduğu ihtiyaçlarından birini Allah için terkedip, kalkıp O'nun huzuruna koşmak bütün hayatlarımız için rûhî hazırlık yaptıran gece çalışmaları, yani namaz, duâ, zikir, tesbih, tevbe, istiğfar, tefekkür ile takva sahiplerine önderler olma çabasıdır. Duyulara hitap eden gündüz hayatı tükenince, kendiyle kalan ve mânaya konsantre olan insanoğlunun gönül gözü daha iyi görmeye başlar. Eşyanın pırıltılı renkleri cazibesini kaybeder, zamana ve mekana gece inince, insan içindeki aydınlığı fark eder. Fark edince de kaynağını arar. Yani cevheri, yani plutonyumu. Kötülüğü emreden nefsin sesinin bilinçi bir şekilde kesildiği, iyi sebeplerin oluşturulduğu bu anlarda şimdinin ve geleceğin analizlerini ve stratejilerini düşünmekle, geceye Rabbilalemin'ce koyulan feyz/ilham pencerelerinden istifade yanında, manevi bir doygunluk haline de erişilir. İlâhî esintilerin baş üstünde dolaşıp durduğu bu kutlu vakitte, az bir gayretle pek çok şeyleri yakalamak da geceyi kadirleştirmenin bir örneğidir. Ortada nefsin uğraşacağı dünyevî câzibeler bulunmadığından dolayı Allah'tan gelecek esinti ve nurlara açıktır ruhumuz. Bazı kavimlerin helâk vakti gece olduğu gibi, Mirac’ın vakti de yine gecedir. Ruhun, nefsin prangalarından azâde kaldığı bu kutlu anları rûh hesabına kaydetmek, Ruh mimarlarının yol haritası olmalıdır.

Bak heyet-i alemde bu hikmetleri seyret
Bul saniini ol ana hayran gecelerde

Gece kim var! Kendim, ben, nefsim, canım, ruhum, meleklerim, ve zorlayan bir şeytan. Ben uyanmak, kalkıp divana durmak, ayetlerden bir kısmını görmek istiyorum ve fakat zorlayan şeytanın oyununa gelen kendim, nefsimin ellerine düşüp meleklerimi üzerek canımı sıkıyorlar. Benim rotamı ruhum belirlemiyor. Sakin, serin ve koyu gecede ürpertilerle hediyeleri sunarken, övgüye değer bir makama ulaş(tırıl)ma çabasıyla ağır bir dua gerektirir gece okuması. Işık kapalı, nazik ve özenli bir abdestten sonra içli bir tevbe. Ve ardından vuslat namazları. Secde ederek ve kıyamda durarak gecenin derinliklerinde Rabb’lerini korku ve umut içinde hamd ile tesbih edenler bir hediye olarak namaz kılarlar. Bu konuşma doludur ve interaktiftir. İçinde “âmin” denir. Doruklara sevdalanırken eski günlerde, bu namazlarla sevdalar tazelenir. Takva sahiplerine öncü olmak isteyenler, “Allah’ım yardım et” niyazından ötede Allah’ın yardımı olabilmek için gerekli olan enerjiyi geceden alırlar. Çünkü gecede plütonyum vardır. Nükleer enerji verir insana ve düşmanları caydırır. Bilinç yörüngesi orijine doğru bir kurt deliğinden geçer. Ruhuna esintiler gelir. Yakaza’da mübeşşirât bir önder için vazgeçilmezdir.

Çün gündüz olursun nice ağyar ile gafil
Koy gafleti dildardan utan gecelerde

Herkes ve her şey çekilmiştir. Uykusuna hakim olarak, hayatlara hakim olma yolundaki kararlılığını gösteren insan için seher medeniyetinin de temelleri atılmıştır. O medeniyetten sonra sabah ile öğle arasındaki günleri sınırsızca ve bereketle yaşar da yaşar. Bilenmiş ruhunun basiretini korumak için isimsiz namazlar kılar. Dolu namazlar. Dua makamları doldurulmuştur. Güneşle alakalı üç vakit dışında her vakitte gönderilecek hediyeler vardır. Allah’tan hayırlı bir nasip olarak gelen mallardan da Allah yolunda harcamak için sağlam yollar bulurlar. Geceyi normal insanlar için bir dinlenme yapan Allah, has kulları için "pek az uyurlardı" diyerek bir kod vermiştir. Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardında, yıldızların batışı sırasında Allah’ı tesbih ederek kaybettiği uykunun vereceği dinlenmeye nisbetle çok daha fazla bir rahatlığa ve güce kavuşacağı gizlidir insanoğlunun. Zaten bölünmüş uyku insanı daha fazla dinlendirmekte, iki kaşın arasından ruhumuza ve bedenimize enerjiler yayılmaktadır. Siyaha dönen lale leylde Leyla ile huzurdadır, huzur kıyamdadır. Artık bu vuslatn ardından gelecek ağır yüklere de hazırdır insan. Çünkü gece neşvesi daha tesirlidir.

Gafletle uyumak ne reva abd-ı hakıra
Şefkatle nida eyliye Rahman gecelerde

Gecenin bir kısmında secde ederek; Allah’ı uzun uzadıya tesbih ederek insan çağlar. Levh-i mahfuzdan yüreğine kelimeler dökülür. Çünkü gece başkadır. Uzun gecelerin kadrini de aşıklar bilir. Aşıklar geceyi bekler. Her geceyi kadir bilirler. Gecenin kadrini bilirler. Tertil üzere okunan ayetlerin yüreğimize nüzul ettiği her gece kadirdir. O geceler insanın dinamik kaderinin seçim alanındadır. Kadir gecesini seçiyorum. Bilmiyorum ama buluyorum. Salih insan olmaya niyet ederek,- niyet ettim Allah rızası için salih bir insan olup hayırlar ve mutluluklar saçmaya diye geceye niyet ederek- ve melekler ikaz edilerek uyunmalıdır. Bilinçaltına, aşof-tawara düğümüne, corpus collozuma, pineal beze ve melatonin hormonuna bir selam çakarak yani..

Cümle geceyi uyuma Kayyumu seversen
Ta Hay olasın hay ile ey can gecelerde

Bulunan geceler bin aydan daha hayırlıdır. Melekler aslında kadri bilinen gecelerde Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O geceler tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. O gecede nurlanırken odalar, artık emir kipinden hâle dönüşür öğütler. “Gul Hü vallahi ahad” demez âşık. Direk “Hu vallahi ahad” der. Daha da sonra seccadesinin üzerinde gözleri kapalı "Hu, hu" der ve bekler. Ayetlerin yap dediğini direk yapar. Ürperdiğinde “Gul euzu bi rabbil felak” demez; “euzubi rabbil felak” der. Daha da ötede "sığındım sana" der. Emir tekrarından geçerek, o emri direk uygular. Sırlar fetholunur, keşfolunur ardından da bıçak tarlasından süngüler çıkar. Taze fidanlar uzar da uzar yeni iklimlere doğru ve insan kendinden ayrılıp rahlenin karşısına diz çöker ve konuşur kalbiyle..

Aşıklar uyumaz gece hem sen uyuma kim
Gönlün gözüne görüne ey can gecelerde

Gece örter zamanı ve ruhumdaki yayın daha da nettir. Net olan diğer şey ise neş(v)edir. Nâşiete’l-leyl: Gece oluşu, gece dirilişi, gecenin varoluşu, gecenin yaratılışı, gece neşvesi çok şey söyler bize. Aslında gece bizi seçer. Bizi seçen Allah'tır. Seçilen kalkar, kalkan seçilmşitir. Ya şu ayet: “Kendiliğinden bir armağan olarak, geceleyin uykunu bölüp namaz kıl; umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama yüceltir”. Şimdi yayın daha net. En ideal ihanet de ihanet etmeye yapılandır. Doğru, gerekli ve güncel bilgiyi kovalamak için en başta dürüst olmak zorunda olan insan için sakin bir zaman ve samimiyetle açılmış bir kalp gereklidir.. Şeytan’a ihanet edenler neden güzeldir? Bir: kötülüğü bıraktıkları için. İki: iyiliği seçtikleri için. İhanete gece teheccüdden dolayı müthiş bir gerekçedir. En büyük hile bütün hileleri terketmekse ki Hz.Ali böyle der, dürüst olamadıkça bir adım atamayız. İslâm ahlâkı bizim temel taşımızdır, çekme katımız değil. Dürüstlük pınarının gözünden kana kana içmek için geceler harika bir seçimdir. Gece kalkmak irade ister. Ve kader iradedir.

Dil beyt-i Hüdadır anı pak eyle sivadan
Kasrına nüzül eyler o sultan gecelerde

"Gece namazını kılmaya devam edin. Çünkü sizden önceki Peygamberler ve Allah dostları gece namazını kılıyordu. Yine gece namazı sizi Rabbinize yaklaştırıcı, kötülükleri örtücü, kusurları yok edici ve aşırı taşkınlıklardan uzaklaştırıcıdır." öğüdünü reçete okur gibi anlatmadan ve bu satırların sahibi gibi paradokslara düşmeden yaşamak gerekir. Gece aslında Hira tecrübesini güncellemektir. İtikafı hayatın merkezine koymaktır. Yani kaderin ağlarını seçimlerimizle örmek. Her an yaratılan kaderler gibi bizim de kaderimizin referansı seçimlerimizdir. O zaman müttakilere önder olmayı seçelim. "Allah'ım yardım et" demeyle eşzamanlı olarak yardım edelim, harekete geçelim...

Az ye az uyu hayrete var fani ol andan
Bul canı beka ol ana mihman gecelerde

Her ayetle interaktif bir bağ kurmak. Sorulara cevap vermek. Bu bir koşullu doğrudur. Hasretinden seccadeler eskitirken, ardından da mealler eskitmek gerekir. Secde ayetlerinde secdeye gidivermek gibi. Hemen ve her an ilgili ayetin muhatabı olarak en güzel ve en gönülden harekete geçmek. Meleklerin bile kıskanarak “ben de insan olaydım” diyeceği bir zamana koşmak yani.. Tıpkı kıymetli İslamoğlu hocanın da dediği gibi: “Ey örtüsünün altına sığınan! Gecenin bir yarısında kalk!” emrini vermesinin nedeni de belki budur. Bu emirle zımnen şu söyleniyordu: Uykunu denetim altına al! Nefsinin sırtına bin ki, hayatın süvarisi olasın! Nefsinin denetiminden kurtulamayan biri, hayatın denetimini nasıl üstlenecektir? Ama, daha ilginç olanı bu ayetlerin devamında gelen Muzzemmil 6’dır: “Hani şu gece dirilişi var ya; işte o, hem insanın ta iliklerine işleyecek kadar etkili, hem de kavidir.” Gece Kur’an okuma, hem insanı, hem zamanı, hem de mekanı diriltmektir. Ayet bütün bu dirilişlerin tümünü içerir. Burada “okuma” emredilirken, İnsan 26’da “secde” ve “tesbih” emredilir.

Allah için ol halka mukarın gece gündüz
Ey Hakkı nihan-ı aşk ödine yan gecelerde

Bütün bu sözlerin üzerine gece çalışmalarına ağırlık vermezsek, küfrün girdabına doğru sürüklenen ruhumuzu arındıracak duaları edebilmekten bile mahrum bırakılabiliriz. Canı alan ölüm meleği gelmeden meleklerle koşmak ve zalimin başına bir gürz gibi düşmek için, iyiliği önerip kötülükten çevirmek için, savaşa atlar hazırlamak için, insan-ı kâmil olmak için insanoğlu gece çalışmalarını yılmadan, bilgece ve tutkuyla yapmaya mecburdur.

Ben bir plutonyum taciriyim,
Şehrin ta öbür ucundan koşarak gelen..
Balığın karnından kuyunun dibine gider gelirim.
Güneş battığında güneşler doğar sabaha kadar bir bir.
Âmin demeye sâf sâf melekler gelir.
Bilincin bilendiği zamanlar güneşsizdir.
Siyaha bürününce Lâle de lâl olup;
Hâli en güzel ve eşsizdir.
Siyah Lâle yüreğimde kabul edilen bir dilekçedir.
Çünkü ibadete gece müthiş bir gerekçedir.

...gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta...

*: İnsan suresi 26. ayet: "Ve mine-lleyli fescud lehu ve sebbihhu leylen tavîlâ(n)" :"Gecenin bir kısmında da O'na secde et, geceleyin uzun bir süre de O’na tesbih ve ibadet et." Suat Yıldırım meali

**: Erzurumlu İbrahim Hakkı hz'lerine ait bir şiir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »