Genç Ölmek
11/6/2009 ·
Kıskanılır belki. Şehadeti duaların başına koymak elbette bir dizeden ötede olmalıdır. Zaman bize göre. Ve rızıklandırılmış olan şehitlere göreyse kıyamet çoktan koptu. Kimbilir onlar belki de bizlerle bile...
Genç ölümlere dair bir gıpta bulunurdu hep içimde. Geride kalanların hüznü engel olmasa hâla da var bu. Ama insan oğlunu düşünüyor, eşini, annesini. Farklı bir boyut bu. Kader dinamiktir evet. Bunu düşünüp duruyorum. Durup düşünüyorum. Trafik kazası ve kanser bu tedbirlerin belki de ötesindedir. Ama yüreğimi paramparça eden birşey var: O da tıpkı Srebrenica belgeselinde bebeğine ulaşmaya çalışan anneyi görüp de uzaktan bakarken, empatiyi çalıştırarak kendi eşimin ve bebeğimin onlar olduğunu düşündüğümde nasıl da sarsılarak ağlamıştım..

Bizi infağın ve rızanın diplerine ulaştıracak kutsal emanetimiz olan bu vicani duyguyu çalıştırmak daha etkili bir yoldur belki. Numan kardeşim için sevinçliyim. Ki bu gerçekten güzel. Nur yüzü aklımda uzun zamandır. Ama kalbimin diplerindeki derin hıçkırıkların, yaralı eşi ve bebeğini düşünerek, helezonik bir şekilde artmasını da durduramıyorum. Elden birşey gelir mi onu da bilmiyorum..
Evet, böylelikle bu bir kaderdir. Ve bize düşen; derdimizi Allah'a açmaktır...
Genç ölümler alır beni. Numan ve Faruk kardeşlerim çoktan sevdiklerine kavuştu. O sevdikleri şu an bize göre yaşıyor da olsalar. O vuslatı beklerken burada hüzünle ellerini açanlara da güzel bir sabır yakışır ancak. Allah'ın cennette kavuşturacağına neredeyse emin olarak yaşanmış bir hayat, ve hayırlı bir ölüm diliyorum, yakınlarına, ve dahi bana...
0 yorum yazılmıştır