Ayaklarıma Sıkarak Uçuyorum

14/7/2009 ·

Yere indiğimde yürüyememe ihtimalim de var oysa. Ahlâk-ı hamîde talebeleri için çelik botlar vardır belki. Ama son demecini okudum. Her sabah olduğu gibi Ahmet Hakan'ı okuyarak başladım gazetelere. Sayın Kılıçarslan'dan bahsediyor olmasına da sevinmiştim. Hani bizim mahalleden.

Ama yazıda geçen ...Sözün Sıraları 'nda klas bir uçuş ilk etapta göze çarpıyor. Parantez içlerindeki yorumlar bana ait olmak üzere ilgili kısmı kesip yapıştırıyorum:

“Bence asıl mesele şudur:
AKP zihniyeti, dindarlıklarının bir gereği olarak kendilerini başlarını örtmek zorunda hisseden kızları yok saymaktadır. (bu kısıma cevabı ..Fikri Akyüz.. veriyor)

O kızlara reva görülen budur.
Bu sert gerçeği kabul etmek istemeyen AKP'lilerin anlatacakları masallara karnım tok... (Anayasa Mahkemesi, evet bir masaldır.)

Çünkü o kadar çok örneği var ki bu durumun...Başörtülü kızlar artık ‘bizim mahalle'nin...Anlı şanlı patronları için ucuz işgücü... (evet aynen katılıyorum. ama sözkonusu yanlış anlamaları söz konusu olmayan doğrulara boğdurmayalım, derim)

Delikanlıları için kariyer engelleyici ayak bağları... (evet) Siyasetçileri için arada bir sırtları pışpışlanıp oyları alınacak ama sorunları asla çözülmeyecek bir kitle... (bunun için Recep Tayyip Erdoğan kastediliyorsa ben bu kastın aleyhinde şahidim)
Belediyeler için ney ya da ebru kurslarının başarı teminatıdır... (Derin darbelerle kolları kırılan kardeşlerimiz için bunların yapılmasının neresi kötü?)
AKP'lileşen kitlelerin din ve asıl önemlisi ahlak algısı seksist, yani cinsiyetçidir. (kanıt? ve ayrıca sexist de vurucu bir kelime, ilginç zamanlar yani)

Erkeklerin ortamlara ayak uydurmak için her şeyi yapabildikleri, kadınların paraya boğulup evde oturtuldukları bu algı, bende derin bir ‘ikiyüzlülük' çağrıştırıyor sadece... (Entellektüel kaygıları bir yana bırakıp, Meksika Sınırına eşlerinizle beraber çıkın derim, madem ayak bağı, engelleyici olarak düşünülmüyor; bir tavır olarak görelim. Ekranda sakalsız ve bıyıksız üç aşırı entellektüel adam görmeye aşina gözlerimiz bizden tavırlar ve duruşlar görsün. Savunduğumuz şeyleri ÜlkeTv'de gerçekleştirelim, diyorum, dedim, derim yani.)

Belki de bütün mesele geçmişte ‘sistem dışı' olan İslamcıların, bugün sistemin kendisi haline gelmeleridir. (Sistem Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, ve onu yazan Ergenekon taifesidir. Ve müslümanlar bu belgenin konusudur, mimarı değil. Ve bu mücadele sürecinde kendi ayaklarına sıkmak incelenesi bir tercihtir uçanlar için. Ama insanoğlu hep uçmaz)

Bu yolculukta başörtülü kızların cezaları ise henüz dolmamış görünüyor.”

Radikal'de bir köşe hoş olur. Yakışır. İsmail beyi severim, Allah için. Önden giden bir atlı pozisyonundadır. Ama sakalsızlığını ve göbeğini hiç sevmem. Öyle sakal takıntım da yoktur ama sakallıyım, o da ayrı mesele. İş sakalda olsaydı işte Ahmet'ler orada öylece duruyor değil mi?

Ama son tahlilde, bütün bu kendi ayağına sıkmaları derin bir strateji olarak anlamaya son derece yatkınımdır.

...gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »